Ekibinizle uzayı keşfe çıktınız, mekiğiniz arıza yaptı ve bilinmeyen bir gezegenin bilinmeyen bir seviyesine acil iniş yapmak zorunda kaldınız. Ne yapardınız? İlk olarak yemek ve barınma ihtiyaçlarınızı karşılamaya çalışırdınız yüksek ihtimalle. Peki bu sırada sensörler oksijenin azalmakta olduğunu ve ekibinizin tuvalet sıkıntısı çektiğini bildirse? Bu problemleri ele alıp çözmeye çalışırken başka sensörler sadece iki günlük yiyeceğiniz kaldığını, yeni bitkiler bulmanız gerektiğini bildirdiğinde ne yapacaksınız peki? İşler çığrından çıkmışken bir de ortaya salgın hastalık sorunu çıkarsa en iyi seçenek ne olurdu? Evet, doğru tahmin ettiniz. “Start new game.”

Oxygen Not Included, Don’t Starve’ı yaratan ekip olan Klei Entertainment’ın elinden çıkma bir iş. Don’t Starve’ı andıran birçok mekaniğinin olması yanında, bambaşka zorluklara da sahip. Bir gezegenin iç katmanlarından birinde üç kişilik bir ekiple başlıyorsunuz oyuna. Bu ekip üyelerine oyun “duplicant” ya da kısaca “dupe” diyor. Oyunun ana teması ve sizden istediğiniz yegane şey ekip olarak hayatta kalmanız. Oyunun başlangıçtaki yardımı (birkaç gün yetecek kadar yiyecek, sizi su, oksijen ve bolca madenin kolay bulunduğu bir konuma bırakması) fazla sürmüyor ve işler birkaç oyun günü yani “cycle” içinde sarpa sarıyor. Sonra bir anda kendinizi Don’t Starve’daki bir Wilson, bir Wendy gibi delirmiş buluyorsunuz. Ancak bu, tıpkı gerçek hayatta olacağı gibi hayatta kalmak için yeni kararlar vermenize ve değişik yollar denemenize sebep oluyor. Oxygen Not Included’ı keyifli hale getiren de çok kısa süre içinde yaşadığınız bu zorluklar aslında.

Oxygen Not Included Başlangıç
Oxygen Not Included Başlangıç

“Insufficient oxygen generation.”

Oyun ilk başladığında inşa edebildiğiniz makineler sınırlı. Oksijen üretmek, su kaynaklarından su çekmek, duplicant’larınıza yatacak yer ve yiyecek sağlamak, tuvalet ihtiyacını gidermek ve yeni araştırmalar yapmak için birer aygıt yapabiliyorsunuz ilk başta. Araştırma yapmak için kurduğunuz “research station” yani araştırma istasyonu sayesinde yeni makinelerin ve teknolojilerin kilidini açabiliyorsunuz. Bu sayede ekibinizin ve üssünüzün ihtiyaçlarına göre şekillendirebiliyorsunuz geleceği. Fakat, bu da öyle kolay değil. Özellikle ilk oynayışınızda hangi yolları seçeceğinizi bilemeyebilirsiniz. Ve bu da orta vadede başka kaoslara sebep olabilir. O yüzden, oyun oynarken başka kaynaklardan yardım almak sizin için sorun değilse, Oxygen Not Included wiki’sine ya da steam’deki ve reddit’teki kılavuzlara bir göz atmakta fayda var. Yapacağınız bu geliştirmelerin ayarlanması ve zamanlaması oldukça önemli. Örneğin, “Yemek Hazırlama” geliştirmesini açmadan önce “İleri Araştırma” geliştirmesini açmamışsanız, Yemek Hazırlama geliştirmesi iki aşamalı olduğundan, ilkinde takılacak ve ilerleme sağlayamayacaksınız demektir. “İleri Araştırma”yı açıp, Super Computer’ı yapana kadar beklemeniz gerekecek. Bu sırada açlık içinde olan duplicant’larınızdan birinin akıl sağlığını yitirmesi, hatta tabiri caizse kafayı yemesi, işten bile değil.

Don’t Starve’da olduğu gibi Oxygen Not Included’da da ekip üyelerinizin akıl sağlığı önem teşkil ediyor. Akıl sağlığı seviyesi düşen duplicant’lar verilen işleri yapamaz, kendi sağlıklarına önem vermez ve depresif bir hale bürünüyorlar. Onları bu durumdan kurtarmanın yolları elbette var. Fakat her bir duplicant’ınızı sürekli gözlemleyerek ihtiyaçlarını her daim karşılamanız bazen zor olabiliyor. Özellikle de duplicant sayısı arttığında ve üssünüz büyüdüğünde. Bu sebeple duplicant’larınızın moralini üst seviyede tutması için gereken şeylerin halihazırda var olması en iyi çözüm. Bu duruma örnek verecek olursak, artistik yeteneği yüksek olan duplicant’larınıza resim ve heykel yaptırabilirsiniz. Ya da, çiçek saksılarını duplicant’larınızın sosyalleştiği ve uyuduğu mekanlara koyarak morallerini belli bir seviyede tutabilirsiniz. Ayrıca, duplicant’larınızın yediği yemekler de kaliteliyse, keyif içinde göbeklerine vurup “Ama iyi yedik!” demeleri kaçınılmaz.

Oxygen Not Included, bütün elementleri birbirine bağlı bir oyun. Yani, oyunda var olan moral, açlık, hijyen ve bağışıklık sistemi gibi başlıca ögeler hep birbiriyle etkileşim içinde. Birbirlerinin dışında, duplicant’ların yaptığı işlere ve üsteki yaşamlarına da direkt olarak etki ediyorlar. Bunun en net örneklerinden biri duplicant’lara atanan işlerde karşımıza çıkıyor. Dupe’larımıza kendi yetenekleriyle paralel olacak işler verebiliyoruz, “advanced research” araştırmasını tamamladıktan sonra. Ekip üyelerine birer iş atamasak dahi, herkes her işe koşturma hevesinde ve azminde oluyor zaten. Adeta küçük bir komün gibi. Fakat, iş atamak onları kendi alanlarında uzmanlaştırıyor ve üsteki iş bölümünü daha düzenli hale getirerek orta ve uzun vadede işlerin daha tıkırında ilerlemesini sağlıyor. İşte bu işleri atayabilmek için, dupe’larınızın bazı temel yeteneklerinin yanısıra morallerinin de belli bir seviyede olması gerekiyor. Başlangıç seviyesindeki işler için 2 ya da 4. seviye moral yeterli olurken, daha uzmanlık gerektiren işlerde bu seviye gereksinimi artıyor. Örneğin, bir ekip üyesinin Apprentice Miner (Madenci Çırağı) olabilmesi için gereken moral seviyesi 2 iken, bu üyemizi Miner (Madenci) seviyesine yükseltebilmek için en az 6 morale ihtiyacımız oluyor. Her ne kadar bu üyemiz madencilik konusunda uzmanlaşmış olsa da, morali istenilen seviyede değilse ona bu işi atayamıyoruz. Bu durum, Oxygen Not Included’ın “her şeyi planlamak zorundasın, yoksa ölürsün” düsturuna sahip olduğunu gösteren detaylardan sadece biri. Acımasız. Bir. Şaka.

oxygen not enough alarm
Oxygen Not Enough

Erken erişimde bir cevher: Oxygen Not Included

Her 5 ya da 6 haftada bir güncelleme alıyor Oxygen Not Included. Bu da oyunu yapan ekibin ne kadar motive ve planlı bir şekilde çalıştığına delalet bana kalırsa. Erken erişimde olmasına rağmen bu kadar iyi geliştirilen bir oyun nadir rastlanan bir cevher gibi. Adeta bir Oxylite. Üstelik, oyunu oynayanların geri bildirimlerinden çokça yararlanıyorlar. Mesela, oyun ilk çıktığında otomatik sensörler, yüzeylere bulaşan mikroplar ve iş bölümü yapmak için gereken zaman çizelgeleri vb. şeyler yoktu. Bunları zaman içinde, gerek kendi planları doğrultusunda, gerekse topluluktan gelen geri bildirimler sayesinde geliştirip sundular. Şu an için çoklu oyuncu desteği yok oyunda, ve bu konuda bir planlarının olmadığını söylüyor Klei Entertainment. Fakat, Don’t Starve Together’ın da sessiz sedasız geliştirildiğini ve piyasaya sürüldüğünü düşünürsek, Oxygen Not Included için de kapalı kapılar ardında birtakım planların döndüğünü varsayabiliriz.

Oyun hakkında yazılabilecek daha bir ansiklopedi bilgi ve detay mevcut. Fakat, olur da almak istersiniz ve detayları kendiniz keşfetmek istersiniz diye daha fazlasını açık etmeyeceğim. Çünkü daha önce söylediğim gibi oyunun asıl keyifli kısmı, hiç tahmin etmediğiniz birtakım engellerle doğaçlama bir şekilde başa çıkmaya çalışmak. Oxygen Not Included wiki’si zorluk yaşadığınızda yanınızda olacaktır, fakat yine de birçok şeyi deneme yanılma taktiğiyle öğrenmek zorunda kalabilirsiniz. Bunun oyundan alacağınız hazzı artıracağına şüphem yok.

Velhasıl, Oxygen Not Included hayatta kalma, uzay simülasyonu türünün sağlam bir parçası. Çağdaşları Rimworld, Prison Architect gibi oyunlarla benzerlikler elbette taşıyor. Ama gerek sanatıyla, gerek oyun mekaniklerindeki küçük detaylarla farkını ortaya koymayı da başarıyor. Eğer koloni yönetme, hayatta kalma ve strateji tarzlarına ilgi duyuyorsanız Oxygen Not Included kesinlikle kaçırmamanız gereken bir oyun. Bunu erken erişimdeyken bile gönül rahatlığıyla söyleyebiliyorum. Çünkü oyunun yapımcısı Klei Entertainment da bütün odağını ve enerjisini bu oyuna yöneltmiş durumda. Çok geçmeden tam sürümün çıkacağına inancım tam. Bol oksijenli, bol madenli ve bol teknolojik gelişmeli günler dilerim.

SaniyedeKare Puanı

Micro Genius’tan beri oyunların başından kalkamayan biri. Half-Life 2’ye hastaymış, öyle diyor. 3’ün çıkmayacağından emin. Hikayesi iyi olan her oyuna tapıyor, insanların başını şişiriyor. RPG, gizlilik ve platform oyunlarına bayılır. Steam indirimlerinden babası çıksa yer. Neden doktora yapmaya çalıştığını bilmiyor.